Soru: Son günlerde Şiilerin inanç esasları çok fazla gündem ediliyor. Şiilerin inanç esaslarını maddeler halinde açıklar mısınız?

Cevap: Şii taifesinin Ehli Sünnet inancına aykırı birçok inanç esasları vardır. Bu inançları sebebiyle küfre girerler. Onların bu küfür itikatlarını aşağıdaki maddelerle izah etmeye çalışalım;

1. Şiiler Kuran-ı Kerimin tahrif olduğuna inanırlar ve Kuran’ı doğru olarak bilenlerin sadece 12 imam olduğunu iddia ederler.

2. Şiiler imamlarının masum olduğuna inanırlar.

3. Şiiler ru’yeti (Allahın ahirette görülmesini) inkâr ederler.

4. Kendileri senedi ve ispatı olmayan onbinlerce Şii kaynaklı hadisle amel etmekte iken Ehl-i Sünnetin  kaynaklarında geçen ve senedleri olan hadislerin dörtte üçünden fazlasını reddederler.

5. Şiiler Kerbela bölgesini Kabe’den daha faziletli sayarlar.

6. Şiiler Ali (r.a)’dan önceki halifelerin zalim yada kafir olduğunu iddia ederler.

7. Şiiler Ebu Bekir (ra) ve Ömer (ra)’a lanet okurlar.

8. Peygamberlerin getirdiği şeriatın sadece avama hitap eden bir ilim olduğunu gerçek ilmi (ilm-i hakikati) ise 12 imamdan başka hiç kimsenin bilmediğini iddia ederler.

9. Ali’nin (ra) ve onun zürriyetinden gelenlerin fikirlerine muhalefet eden herkesin ya zalim ya kâfir ya da fasık olduğuna inanırlar.

10. Takiyye adı altında münafıklığı akide edinirler.

11. 12 imamın yaptığı her ameli Allah’ın emrettiği bir dini kural olarak telakki ederler.

12. Allah’ın sıfatlarını inkâr ederek Cehmiyyenin yolunu takip ederler.

13. Şiiler İmamiyye mezhebinin uyulması vacip olan tek mezhep olduğuna inanırlar.

14. Şiiler Ali (ra) hakkında aşırı giderler, bazıları onun vasi, bazıları peygamber, bazıları da ilah olduğunu iddia ederler.

15. Şiiler Ebubekir ve Ömer (rhuma) hakkında cibt ve tağut yakıştırmasını yaparlar.

16. Şiiler bazı ölülerin yeniden dirilip ahir zamanda dünyaya döneceğine (ricat) inanırlar. Bu inanışa göre 12. imam ahir zamanda gelecek Ebubekir ve Ömer’i çarmıha gerecektir.

17. Yine aynı inanışa göre 12 imamın ahir zamanda gelip müminlerin annesi Aişe (rha)’yı diriltip ona had cezası uygulayacağına inanırlar.

18. Ömer (ra)’ın öldürüldüğü günü en büyük bayram, şeref, müjde, büyük temizlik, bereket ve teselli günü olarak kabul ederler.

19. Şiiler kendi çocukları haricinde doğan bütün çocukları fahişe çocuğu sayarlar.

20. Şiiler bir kimseyle ancak nifak üzere muamele ederler. Gerek görürlerse inandıkları küfür akidesini dışa vurmazlar.

21. Şiiler 12 imamın gaybı bildiğini iddia ederler.

22. Şiiler Aişe (rha) ve Ömer (ra)’ın kızı Hafsa’ya (rha) lanet okurlar.

23. Şiiler Allah’tan başkasına kurban keserler ve adak adarlar.

24. Şiiler kaderi inkâr ederek şerri yaratanın Allah olmadığını iddia ederler.

25. 12 imamın hatadan masum olduğuna inanırlar.

 26. 12 imam vasıta edilmeksizin Allah’ın rızasının kazanılamayacağını iddia ederler.

27. Allah’a kulluk etmenin imamlara itaatle mümkün olacağını ve imamlardan başkasına itaat etmenin Allah’a şirk koşmak olduğunu iddia ederler.

28. Ömer (ra)’ı şehid eden Mecusi Ebu Lülüe’yi bir din kahramanı olarak kabul ederler.

29. Şiiler Ali (ra)’ın bütün sahabelerden üstün olduğunu ve hilafetin ilk olarak onun hakkı olduğunu iddia ederler.

30. Şii’ler Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ölümünden sonra az sayıdaki bir topluluk dışında bütün sahabilerin mürted olduğuna inanırlar.

31. Şii’ler Allahtan başkalarına, kullara dua ederler, onlardan yardım isterler.

32. 12 imamın olmuş ve olacak her şeyin ilmini bildiğine ve hiçbir şeyin  onlara gizli olmadığına inanırlar.

33. Şiiler Ehli Sünnet inancına göre inananların, kanlarının dökülmesini  ve mallarının ganimet edilip alınmasını helal sayarlar.

34. Şiiler Hüseyin (ra)’ın Kerbeladaki kabrini ziyaret etmeyi,Beytullah’ı hac etmekten daha faziletli sayarlar.

35. Şiiler Enes, Cabir ve Ebu Hureyre (rhum) gibi meşhur sahabelere hakaret eder ve onları da tekfir ederler.

36. 12 İmam’ın ne zaman öleceğini bildiğine ve kendileri de ölmeyi istemedikçe ölmeyeceklerine inanırlar.

37. Tarih boyunca birçok kez Müslümanlarla kâfirlerin savaşlarında Yahudileri, Haçlı Hrıstiyanları, Tatarları desteklemişler ve Müslümanlara karşı onlara yardım etmişlerdir.

38. Şii’ler zındıklıkla, ilhadla, kasıtlı ve bolca yalan söylemekle tanınırlar.

39. İmamların Allah (c.c) katındaki derecelerinin  peygamberlerin derecesinden daha yüksek olduğuna inanırlar.

40. Muta nikâhını (süreli nikah) mübah kabul ederler ve hatta muta nikahından doğan çocuğun daimi nikahtan doğan çocuktan daha faziletli olduğuna inanırlar.

41- Şii, imametin İlahi bir iş olduğuna, bütün Masum İmamların Allah tarafından belirlendiğine ve Halifelerin kimler olacağının da Kuran ayeti ile belirlendiğine inanırlar.

42- Şii Masum İmam’ın, Allah’ın izni ile imametlerini ispat etmek için tekvini velayete ve kainattaki  olaylara tasarruf etme kudretine sahip olduğuna inanmaktadır. (İmamlarını Allah’a denk tuttukları en büyük şirk inanışlarından biri budur)

43- Şiiler, Masum İmamın, siyasi mercî, toplumsal konularda en üstün rehber, yargı makamına sahip olduğuna inanmakta ve Ona tam itaati kendisine vacip bilmektedir.

44- Şii’lerın özelliklerinden ve İslam’a göre de çok önemli olan konulardan biri İmam Ali’ye ve diğer Ehl-i Beyt imamlarına tam bir itaatkârlık içinde olunmasıdır. Ehl-i Sünnet kaynaklı birçok rivayette de geldiği gibi Allah’ın, insanların amellerini kabulündeki şart ve ölçüsü Emir-ül Müminin Ali b. EbiTalib’in (a.s) velayetini kabul etmektir.[1]

45-Mutezilenin inandığı gibi Kur'an’ın Allah’ın kelamı olmayıp yaratılmış bir mahlûk olduğuna inanırlar.

46-“Allah, ahirette görülmeyecektir. Eğer görünürse mekân ve zamana muhtaç olur” derler.

47- Şiilere göre imamete inanmak, imanın şartlarındandır. Allah’ın emri üzerine Peygamber tarafından tayin edildiği söylenen imamların sayısı 12 olduğuna, onların on ikincisinin Mehdi Muntazar olup halen sağ olduğuna ve kıyametten önce zulümle dolmuş olan dünyayı adaletle doldurmak için geleceğine, bundan dolayı Mehdinin zuhur edeceğine iman etmek gerektiğine inanırlar.

48- İmamiyyete göre kabir sorgusunda “İmamın kim?” diye de sorulacak ve “İmamım Ali’dir” diyenler kurtulacaklar. O dostlarına ikram edip düşmanlarını kovacaktır. Sırat, Allah’ın hüccetlerinin adıdır. Allah bu dünyada iken onları tanıyan ve onlara itaat edenlerin sırat üzerinde geçişine müsaade edecektir. Ahirette ümmetlerinin hesaplarını imamlar ve vasileri verecektir. Nebinin ve imamların tarafına (şiisine) günahları sorulmayacaktır. Ayrıca yine İmamiyyete göre Cennet'e işaret eden her ayet Nebi, imamlar, onlara uyanlar ve taraftarları hakkında Cehennem’e işaret eden her ayet ise onların düşmanları ve onlara karşı olanlar hakkındadır.

49-Abdest alırken ayakları yıkamayıp çıplak ayağa mesh ederler.

50-Cuma namazını (beklenen onüçüncü imam gaib olduğu için)kılmayıp yerine öğle namazını kılarlar.

51-Yolculukta mutlaka oruç tutmamayı şart koşarlar.

52-Günah işleyen kimseye Allah'ın mutlaka ceza vereceğine, affetmeyeceğine inanırlar.

53-Seferi durumu 48 km olarak kabul ederler.

54-Vahdeti Vucud gibi sapık ve batıl bir tasavvufi görüşü kabul eder, benimserler.

55-Dini önderlerinin kabirlerini, geçmiş imamlarının kabirlerini, türbelerini putlaştırır, kutsallaştırır, çeşitli bid'at ve hurafeleri işlerler.

56- Şiilere göre Kuranı Kerim’e Sahâbe tarafından ekleme ve artırma yapılmıştır.

57- Kur’an’dan ‘Velayet Suresi’ adlı bir sure ile ‘Ali ve Muhammed Ailesi’ lafızlarının çıkarıldığına inanırlar.

58- Kur’an tertibinin, Allah ve Rasûlü’nün razı olacağı şekilde olmadığına inanırlar.

59- Şii inancına göre Nahl Suresi 90. Ayetinde  geçen[2] ‘fahşa’ (çirkin işler)’den kasıt Ebu Bekir (ra), ‘münker’ (fenalık)tan kasıt Ömer (ra) ve ‘bağy’ (azgınlık)’tan kastedilenin ise Osman (ra) olduğuna inanırlar.

60- Ebu Bekir ve Ömer (rhuma) ile o ikisini sevenlerin kafir olduğuna inanırlar.

61-Yahudilerin namazı yıldızlar görününceye kadar geciktirdikleri gibi Rafiziler de akşam namazını aynı vakte kadar geciktirirler.

62-Duaların, ancak onların imamlarının isimleri ve aracılıkları ile kabul edileceğine inanırlar.

63- Şiilere göre Hüseyin (ra)’ın kabrinin çamuru her hastalığa şifadır.

Muhammed Nu’man el-Harisî denilen ve büyük alimlerinden olan Şeyh el-Mufid, “el-Mizar” adlı kitabında Ebû Abdillah’dan şöyle dediğini naklediyor: “el-Huseyn’in kabrinin çamuru her derde şifadır. O en büyük devâdır.”

64- Râfızî akîdesi Ehl-i sünnetin mallarını ve kanlarını mubah sayar. es-Sadûk, “el-İlel”de, Dâvûd b. Ferkad’a isnâd ederek der ki: “Ebû Abdillah’a şöyle dedim: “Nâsıbe (onlar Ehl-i Sünnet’e böyle derler) hakkında ne diyorsun?” dedi ki: “Kanı helâldir böylelikle senden korkar. Eğer kimse seni görmeden onlardan birinin üzerine duvar devirebilirsen veya denizde boğabilirsen bunu yap.” Dedim ki: “Onun malı hakkında ne dersin?” dedi ki: “Gücün yettiği kadarını al.”

65- Râfızîler kendi çocuklarının dışında hiçbir çocuğu temiz görmezler. Haşim el-Bahranî, el-Burhan adlı tefsirinde, Meysem b. Yahya’dan o da Cafer b. Muhammed’den rivâyet ediyor: “Hiçbir yeni doğan yoktur ki iblislerden bir iblis onun doğumunda hazır bulunmasın.  Eğer doğan çocuğun bizim Şîimize âit olduğunu öğrenirse şeytan uzaklaşır. Şîimizden değilse şeytan parmağını onun dübürüne sokar, zekerinden çıkarır. Eğer kız ise, parmağını fercine yerleştirir ve o facire olur. İşte o anda çocuk annesinin karnından çıktığında şiddetle ağlar.”

66- Râfızîler on iki imam’ın yönetimi dışındaki Raşid halifelerden bu güne dek kurulan bütün İslam devletlerini bâtıl sayarlar. en-Nu’manî’nin  el-Kâfî biŞerhi’l Mazenderânî ve el-Gaybet adlı eserlerinde Ebû Cafer’in şöyle dediği rivâyet edilir: “el-Kâim’in -Râfızîlerin Mehdîsinin– sancağından önce yükselen her sancağın sahibi tağuttur.”

67- Şüphesiz Râfızîler matem törenleri düzenlerler, caddelerde ve şehir meydanlarda gösteriler yaparlar. Huseyn (ra)’ın şehâdetini hatırlamak için her sene yaptıkları işi önemseyerek  Muharrem ayının ilk on günü siyah elbiseler giyerler ve bunun Allah’a yaklaştıran amellerden olduğuna inanırlar. Elleriyle yanaklarını döver, göğüslerine ve sırtlarına vururlar, yakalarını parçalayarak ağıt yakarlar “Ya Hüseyn! Ya Hüseyn” diye bağırıp çağırırlar. Özellikle her sene Muharrem ayının onunda bunu yaparlar. Hatta kendilerini zincirlerle ve kılıçlarla döverler. Nitekim bunlar Râfızîlerin yaşamakta olduğu İran gibi ülkelerde görülmektedir.

68- Şii inancına göre Rasulullah’ın (s.a.v) amcası Ebu Talib mümin olarak ölmüştür.

 

Şiilerin küfür ve bidatlerle dolu inancını ve salih amel kastıyla işledikleri sayısız bidatlere bu saydığımız maddeler arasında kısmen yer verebilmişizdir. Şüphesiz onların küfrü ve bidatleri bu sayfalara sığmaz.

(Allah en doğrusunu bilendir.)


[1] Menakıb-I Harezmi, s.19 ve 252.

[2]Muhakkakki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkinişleri, fenalıkve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.