Microsoft, 2015’te tanıttığı ve dünya genelinde milyarlarca cihazda çalışan Windows 10 için yolun sonuna geldi. Şirket, resmî olarak 14 Ekim 2025 tarihinde bu işletim sistemine yönelik ücretsiz güvenlik güncellemelerini sonlandıracağını açıkladı. Bu karar, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal şirketler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Destek süresinin bitmesi demek, Microsoft’un Windows 10’a artık güvenlik yamaları, hata düzeltmeleri veya teknik destek sağlamayacağı anlamına geliyor. Yani sistem çalışmaya devam edecek, ancak siber tehditlere karşı giderek daha savunmasız hâle gelecek.
Bu durum, özellikle internet bağlantılı cihazlarda ciddi riskler doğuruyor. Artık fidye yazılımları, kimlik avı saldırıları ve kötü amaçlı yazılımlar karşısında sistem “korumasız” kalacak. Microsoft’un amacı, kullanıcıları Windows 11’e geçmeye teşvik etmek.
Microsoft, Windows 11’i sadece yeni bir arayüzle değil, modern donanım ve güvenlik mimarisiyle tanıttı.
Bunun yanı sıra:
Yapay zekâ entegrasyonu (Copilot) sayesinde kullanıcı deneyimi kişiselleştiriliyor.
Yeni görev çubuğu ve Başlat menüsü, sadeleştirilmiş bir tasarım anlayışı getiriyor.
Android uygulama desteği ile ekosistem daha geniş bir hâle geliyor.
Tüm bunlar, Microsoft’un gelecekteki stratejisinin yalnızca bir işletim sistemi değil, “akıllı masaüstü” fikrine dayandığını gösteriyor. Peki bu yeni işletim sistemine herkes geçebilecek mi?
İşte asıl mesele burada. Windows 11, güvenlik gerekçesiyle eski işlemci modellerine destek vermiyor.
Özellikle 2017 öncesi üretilen birçok bilgisayar, resmî olarak Windows 11’e yükseltilemiyor.
Microsoft bu kullanıcılar için bir “Extended Security Updates (ESU)” planı sunuyor. Ancak bu güncellemeler ücretli olacak.
Ev kullanıcılarının çoğu için bu, yeni bilgisayar alma baskısı anlamına geliyor.
Kurumlar açısından tablo daha karmaşık.
Büyük ölçekli şirketler, binlerce cihazı birden yenilemek zorunda kalabilir. Bu da hem finansal hem de lojistik açıdan ciddi bir yük getiriyor.
Desteksiz bir Windows sürümü, aslında zamanla açılan bir kapı gibidir. Başlangıçta fark edilmese de, yeni güvenlik açıkları ortaya çıktıkça sistem daha savunmasız hale gelir.
Birçok kötü amaçlı yazılım geliştiricisi, destek sonu yaklaşan işletim sistemlerini hedef alır çünkü açıklar artık yamalanmaz.
Bu nedenle uzmanlar, Windows 10 kullanmaya devam edecek kullanıcıların güvenlik duvarı, antivirüs ve VPN çözümlerini mutlaka güncel tutmasını öneriyor.
StatCounter verilerine göre, 2025 başı itibarıyla dünyadaki bilgisayarların yaklaşık %60’ı hâlâ Windows 10 kullanıyor. Bu, yüz milyonlarca cihaz anlamına geliyor.
Microsoft kullanıcılarını sorunsuz bir biçimde Windows 11’e yönlendirmek istiyor. Ancak bu geçişin yavaş ilerlemesi bekleniyor. Çünkü birçok kişi hâlâ Windows 10’un daha kararlı, hızlı ve sade olduğunu düşünüyor.
Ayrıca Windows 11’in bazı donanım kısıtlamaları, özellikle gelişmekte olan ülkelerde büyük bir engel oluşturuyor.
Kullanıcıların önünde üç temel seçenek var:
Windows 11’e geçmek: Uyumlu donanıma sahip kullanıcılar için en güvenli yol.
ESU planına dahil olmak: Kurumsal kullanıcılar için geçici ama pahalı bir çözüm.
Alternatif işletim sistemlerine yönelmek: Linux gibi açık kaynaklı sistemler, düşük donanımlı bilgisayarlarda mantıklı bir tercih olabilir.
Eğer bilgisayarınız Windows 11 için uygun değilse, verilerinizi yedekleyip alternatiflere hazırlanmak akıllıca olur.
İlginç Bir Bilgi
Microsoft, Windows 10’u piyasaya sürdüğünde, “Bu bizim son Windows sürümümüz olacak” demişti.
Şirketin vizyonu, sürekli güncellenen bir “hizmet olarak işletim sistemi” fikriydi.
Ancak teknoloji dünyasında hiçbir şey sonsuz değil. Windows 11’in gelişiyle birlikte Microsoft, gelişen donanım dünyasına ayak uydurmak için geleneksel sürüm modeline geri döndü.
Microsoft’un uzun vadeli stratejisi, masaüstü işletim sistemini bulut tabanlı bir deneyime dönüştürmek.
“Windows 365 Cloud PC” bu vizyonun ilk adımı: artık işletim sisteminizi fiziksel bilgisayarınız yerine buluttan çalıştırabiliyorsunuz.
Bu yaklaşım, gelecekte “donanımsız bilgisayar” fikrini bile mümkün kılabilir.
Dolayısıyla Windows 10’un vedası, aslında bir dönemin sonu değil — yeni bir çağın başlangıcı.
Masaüstü bilgisayarlar akıllanıyor, yapay zekâ masaüstüne taşınıyor ve kullanıcılar artık yalnızca cihazlarını değil, deneyimlerini de yükseltiyor.