Dil, insanı cennete götürebilecek bir nimet olduğu gibi cehenneme sürükleyebilecek bir afettir de… Nice ibadetler vardır ki dil ile yapılır; nice günahlar da vardır ki yine dil sebebiyle işlenir. Dil afetlerinin en tehlikelilerinden biri de nemîmedir. Çünkü nemîme yalnızca bir günah değil, insanların arasını bozan, dostlukları yıkan ve toplumun huzurunu sarsan bir fitnedir.

Nemîme; bir kimsenin sözünü, aralarını bozmak maksadıyla başkasına taşımaktır. Halk arasında buna "laf taşıma (koğuculuk)" denir. Kişi bir mecliste duyduğu sözü diğer bir meclise aktarır; böylece kalplere kin, öfke ve düşmanlık tohumları eker.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 

"Yemin edip duran aşağılık kimseye itaat etme. Sürekli ayıplayan, laf götürüp getiren kimseye de..."[1]

Allah Teâlâ'nın nemmâmı kötü sıfatlarla birlikte zikretmesi, bu günahın ne kadar çirkin olduğunu göstermektedir.

KABİR AZABINA SEBEP OLAN GÜNAH

Rasûlullah (ﷺ) bir gün iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu:

"Şüphesiz bu iki kişi azap görüyorlar. Azapları da insanların büyük görmediği iki şey sebebiyledir. Birisi idrardan sakınmazdı, diğeri ise laf taşırdı."[2]

Bu hadis, nemîmenin kabir azabına sebep olan büyük günahlardan biri olduğunu açıkça göstermektedir. İnsanların çoğu bunu basit bir kusur olarak görse de Allah katındaki vebali çok ağırdır.

NEMÎMENİN ZARARLARI

Laf taşımanın zararları yalnızca onu yapan kişiyle sınırlı değildir. Toplumun tamamına zarar verir:

 • Kardeşlik bağlarını koparır.

• Kalplere kin ve nefret yerleştirir.

• Dostlukları bozar.

• Güveni yok eder.

• Fitne ve düşmanlığı artırır.

• Kişiyi büyük günahlara sürükler.

• Kabir azabına sebep olur.

Bu sebeple selef âlimleri nemmâmdan sakındırmış, onun sözüne güvenilmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir.

Hasan-ı Basrî رحمهالله  şöyle demiştir:

"Nemmâm, kısa bir saatte sihirbazın bir ayda yapamadığını yapar."

Çünkü sihirbaz insanların arasını bozmak için uğraşır; nemmâm ise birkaç cümleyle bunu gerçekleştirebilir.

LAF TAŞIYANA NASIL DAVRANILMALIDIR?

Bir kimse sana gelip başkalarının sözlerini taşıyorsa bil ki yarın senin sözlerini de başkasına taşıyacaktır.

İmam Nevevî رحمهالله, laf taşıyan biri geldiğinde şu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini söyler:

1- Onun sözünü tasdik etmemek.

2- Bu yaptığı işten dolayı onu uyarmak.

3- Allah için buğzetmek.

4- Taşıdığı kişi hakkında kötü zanda bulunmamak.

5- Araştırma ve tecessüse girişmemek.

6- Onun yaptığı günahı yapıp sözleri başkasına aktarmamak.

Çünkü mümin fitnenin taşıyıcısı değil, söndürücüsü olmalıdır.

DİLİMİZİ NEMÎMEDEN NASIL KORURUZ?

1- Konuşmadan önce düşünmek.

Söyleyeceğimiz sözün fayda mı zarar mı getireceğini tartmalıyız.

2- Duyduğumuz her sözü nakletmemek.

Her duyulan şeyin aktarılması doğru değildir.

Resûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur: 

"Kişiye duyduğu her şeyi anlatması yalan olarak yeter."[3]

3- İnsanların kusurlarıyla meşgul olmamak.

Kendi kusurlarıyla meşgul olan kimse başkalarının sözlerini taşımaya vakit bulamaz.

4- Salih meclislerde bulunmak.

İnsan, beraber olduğu kimselerden etkilenir. Fitne meclislerinden uzak durup ilim ve zikir meclislerine devam etmek dili korumanın en önemli yollarındandır.

SONUÇ

Nemîme, dil afetlerinin en yıkıcı olanlarındandır. Birkaç kelimeyle yılların dostluğunu bitirebilir, kardeşleri birbirine düşürebilir ve toplumun huzurunu bozabilir. Bu yüzden mümin, duyduğu her sözü nakletmez; insanlar arasında fitne değil, sulh ve muhabbet taşır.

Unutulmamalıdır ki;

Laf taşımak kolaydır fakat taşıdığı günah ağırdır.

Bir söz meclisten çıkar, insanların arasını bozar fakat hesabı Allah'ın huzurunda görülür.

 

 


[1] 68/Kalem, 10-11.

[2] Buhari, Müslim.

[3] Müslim.