SESSİZ ŞAHİTLER: SÖZÜ KAYDEDEN MELEKLER

İnsan, kalbinin aynası olan diliyle ya yükselir ya da düşer. Bir söz bazen bir kalbi ihya ederken, bazen de sahibini helâke sürükler. Bu sebeple İslâm, dilin muhafazasına büyük ehemmiyet vermiş; özellikle boş, faydasız ve gereksiz sözlerden sakındırmıştır. Ve telaffuz edilen her sözün kayıt altına alındığını haber vermiştir;

"Onun sağında ve solunda oturmuş, kaydeden (iki melek) vardır.‎ Bir söz telaffuz ettiği ân, yanında hazır bulunan bir gözetleyici vardır." ¹

Ali b. Ebi Talha İbn Abbas’tan: “O bir söz söylemeyiversin mutlaka onun yanında gözetlemeye hazır biri vardır” buyruğu hakkında şöyle dediğini nakletmektedir: Hayır ya da şer türünden konuştuğu her şeyini yazar. Hatta onun ‘Yedim içtim, gittim geldim, gördüm’ sözlerini dahi yazar. Nihayet Perşembe günü gelince sözleri ve ameli arz edilir. Onda hayır ya da şer bulunanlar bırakılır, diğerleri atılır. İşte yüce Allah’ın: “Allah dilediğini siler ve bırakır, ana kitap ise onun nezdindedir.”² buyruğu bunu anlatmaktadır.

Rivayet edildiğine göre Ahmed hastalandığı vakit inliyordu. Tavus’tan: “Melek inlemeyi dahil her şeyi yazar” sözü kendisine ulaşınca ölene kadar İmam Ahmed bir daha inlemedi. (Allah’ın rahmeti üzerine olsun)³

Her sözünü, ağzından çıkan her kelamı (yedim, içtim, gezdim dahi) kaydeden melekler var iken insanların boş söz ve işlere meyletmesi hayret edilecek bir durumdur. Bu sebepten dolayı mümin, konuşmak istediği zaman düşünür. Eğer söz faydasına ise konuşur, zararına olacak ise susar. Günahkar ise hiç durmadan ve düşünmeden konuşup durur. Nitekim çok konuşan kimse hakkında şöyle denilmiştir:

“Çok konuşan çok hata eder, çok hata edenin günahı çoğalır.” ⁴

Boş Sözün Zararları

Boş konuşmanın zararları sadece bireysel değildir; toplumsal etkileri de vardır:

•Kalbi katılaştırır

•Zamanı israf eder

•Gıybet, yalan ve fitneye kapı açar

•İlmin bereketi azaltır

•Kişiyi Allah’tan gaflete düşürür

•İnsanlar yanında değeri azaltır

•Çok hata yapmasına sebebiyet verir

Bu yüzden bazı âlimler: “Boş söz, kalbin hastalığıdır” demiştir.

Boş Sözden Sakın!

Yüce Allah, müminlerin vasıflarını sayarken şöyle buyurur:

“Onlar ki boş söz ve işlerden yüz çevirirler.”⁵

Bu ayet, gerçek müminin sadece haramdan değil, faydasız olandan bile uzak durduğunu gösterir. Çünkü boş söz, kalbi katılaştırır, vakti zayi eder ve kişiyi gaflete sürükler.

Ayette geçen (اللغو) "Lağv" kelimesi boş, değersiz, faydasız anlamına gelmektedir.

Kurtubi tefsirinde lağv kelimesini şöyle açıklar; "Lağv, düşük seviyeli her türlü söz ya da fiildir. Bunun kapsamına şarkı, boş işlerle oyalanmak (lehv) ve bunun dışında buna yakın her şey dahildir."

Bir sözün lağv olup olmadığına ölçü koyan, şeriattır. “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, onun Müslümanlığının güzelliğindendir.”⁶

Bu hadis, boş sözün, lağvın en açık tariflerinden biridir. Faydasız olan her şey, kişinin kemâline zarar verir.

Cabir ibni Semure (ra)’dan şöyle rivayet edilmiştir: "Sahabeler sabah namaz kıldıktan sonra güneş doğana kadar namaz kıldıkları yerden kalkmazlardı. Güneş doğduktan sonra kalkarlardı. Bu süre içinde cahiliye de yaptıkları şeyleri değerlendirir. O şeyler hakkında konuşur, gülerlerdi. Allah Rasulu (sav) ise onlara gülümserdi.”⁷

Şeriata göre bu lağv meclisi değildir. Çünkü insanların birbirini tanıması, kalplerin ülfet duymasına ihtiyaç vardır.

Bugün biz şeriatın ölçüsüne göre lağv'dan kaçınmamız gerekmektedir ki dünya tamamen lağv üzerine kurulmuştur. Kullandığımız dijital aletlerden, oturduğumuz ortamların hepsi lağv üzere kuruludur. Peki lağvdan nasıl sakınacağız?

Dil Nasıl Korunur?

Dili muhafaza etmek için şu ölçüler önemlidir:

1- Konuşmadan önce “Bana faydası var mı?” diye düşünmek:

Lağva karşı sorgulamayı öğrenmemiz gerekir. Her konuşma esnasında kendinize 'Bunun bana ne faydası olacak?' diye sorun. Bu soruyu sorduğunuzda konuşmalarınızın büyük kısmının elendiğini göreceksiniz.

2- Az konuşmak: Gereksiz sözden kaçınmak.

Az konuşmak, sadece susmak değildir, yerinde konuşmaktır. Çünkü çok konuşmak, hatayı çoğaltır. İnsan konuştukça gevşer, ölçüyü kaybeder. Bu yüzden selef, sözün azını, faydalı olanını tercih etmiştir. Söz azaldıkça hikmet artar

3- Zikri artırmak: Boşluğu hayırla doldurmak gerekir. Zikirle meşgul olan bir dil, boş söze fırsat bırakmaz.

"Hak ile meşgul olmaz isen batıl seni işgal eder."

4- Ortam seçmek: Boş konuşulan meclislerden uzak durmak. Kişinin karakteri oturup kalktığı kişilere benzer. O yüzden Allah'ın kelamını konuşan, Allah'ı hatırlatan kimseler ile beraber olunmalıdır.

‎"Boş/Yararsız/Batıl bir şey gördüklerinde değerli/onurlu insanların tavrını sergileyerek yüz çevirip giderler.‎"⁸

Böyle şeylere katılmak bir yana, yakınından geçmekten bile kaçınırlar, onurlarını korurlar. Çünkü mü'minin boş ve gereksiz şeylerden çok daha önemli işleri vardır.

Dil, küçük bir uzuv olmasına rağmen büyük bir imtihan vesilesidir. Mümin, sadece haramdan değil, faydasız olandan da sakınarak kemale ulaşır.

Unutulmamalıdır ki; Susmak çoğu zaman kurtuluştur, konuşmak ise sorumluluk…

Yine unutulmamalıdır ki; Sözümüzü kaydeden melekler vardır. Öyleyse konuşmadan önce, ‘Konuştuklarının Yazıldığını’ hatırla…

Selam ve dua ile…

 

 

1- (50/Kâf, 17-18)

2- (Ra’d, 39)

3- (İbn-i Kesîr, Kâf/18. Tefsiri)

4- (Ömer bin Hattab ra.)

5- (Mü’minûn Suresi 3. ayet)

6- (Tirmizî rivayeti - Hüsnü’l-İslâm hadisi)

7- (Müslim,2322)

8- (25/Furkân, 72)