İbn-i Abbas radıyallahu anhuma şöyle anlatır: Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in terkisinde idim. Dedi ki:
“Delikanlı! Sana birtakım kelimeler öğreteyim. Allah'ın hududunu koru ki, Allah da seni korusun. Allah'ın emirlerini muhafaza et ki, O’nun yardımını karşında bulasın. Bir şey istediğin zaman sadece Allah'tan iste. Yardımı da ancak Allah'tan bekle. Bilesin ki bütün insanlık sana fayda vermek için bir araya gelse, Allah'ın sana takdir ettiği şeyden başka fayda veremez. Eğer sana zarar vermek için toplansalar, ancak Allah'ın dilediği kadar sana zarar verebilirler. Kalemler kaldırılmış, sahifelerin mürekkebi kurumuştur.”[1]
Hadisin başka bir rivayeti ise şöyledir:
“Allah'ın hakkını koru ki, O'nun yardımını önünde bulasın. Bolluk zamanlarında Allah'ı bil ki, O da sıkıntılı anlarda seni tanısın. Bil ki senden uzaklaşan sana isabet edecek değildir. Sana isabet eden de senden uzaklaşacak değildir. Bilesin ki yardım sabırla beraberdir. Tasanın ardında ferahlık, zorluğun ardında da kolaylık vardır.”[2] ***
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in İbn-i Abbas radıyallahu anhuma'ya yapmış olduğu bu tavsiyelerden şu önemli dersleri çıkarabiliriz:
❶ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, küçük-büyük, kadın-erkek demeden herkese ilim öğretmiş, insanları cennete ulaştırıp cehennemden sakındıracak şeyleri bir bir kendilerine anlatmıştır. Özellikle de tevhidi...
❷ İbn-i Abbas radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettiğinde ortalama 13 yaşlarındaydı. Efendimiz kendisine bu öğüdü verdiğinde ise yaşı haliyle daha küçüktü. Yaşının küçüklüğüne rağmen tevhidin en öz ve temel meselelerini ona öğretmesi gerçekten de dikkate şâyandır.
Bu ve benzeri hadisler bizlere şu gerçeği öğretir: Bu ulvî dava kesinlikle ve kesinlikle gençlerin omzunda yükselecektir ve davanın zorluklarını gerçek anlamda üstlenebilecek kimseler “gençler” olacaktır.
Kur’an ve Sünnet bu hakikatin izahıyla doludur. Örneğin Rabbimiz Ashab-ı Kehf hakkında şöyle buyurur:
“Onlar, Rablerine iman etmiş gençlerdi; biz de onların hidayetlerini artırmıştık.” (18 Kehf/13)
Ayeti siyak ve sibakı ile birlikte düşündüğümüzde, onların, dönemin tağutuna karşı yapmış oldukları kıyamın ve tağuta itaat eden müşrik insanlardan uzaklaşarak beri olmalarının, Allah tarafından övüldüğünü görürüz.
Yine Rabbimiz Musa aleyhisselam’a iman edenler hakkında şöyle buyurur:
“Musa'ya, kavminden birtakım gençler dışında kimse iman etmedi.” (10 Yunus/83)
Rabbimizin bu ayet-i kerimede de gençlerin değerine vurgu yaptığını görüyoruz. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hayatına baktığımızda da, ona iman edenlerin çoğunun yine gençlerden müteşekkil olduğunu görürüz. İşte bazı sahabilerin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e iman ediş ve İslam davasına iltihak ediş yaşları:
[1] Tirmizi, Hadis “sahih”tir.
[2] Müsned-i Ahmed.
[3] Buharî, Tevhid, 1; Müslim, İman,48