İnsana verilen nimetler arasında belki de en dikkat çekici olanlardan biri dildir. İnsan dil sayesinde düşüncelerini ifade eder, duygularını paylaşır ve başkalarıyla iletişim kurar. Ancak aynı dil, kontrol edilmediğinde büyük günahların ve kırgınlıkların sebebi de olabilir.

Bir söz bazen bir kalbi sevindirir, bir insanı hayra teşvik eder. Fakat bazen de tek bir söz kalpleri kırabilir, dostlukları bozabilir ve insanların itibarını zedeleyebilir. Bu nedenle İslam dini, dilin korunmasına büyük önem vermiştir.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf, 18)

Bu ayet bize her sözün kaydedildiğini hatırlatır. İnsan çoğu zaman söylediği sözleri unutabilir, fakat Allah katında hiçbir söz kaybolmaz.

Rasûlullah (sas) de dilin tehlikesine dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:

“Kul bazen Allah’ın rızasını kazandıracak bir söz söyler; onunla ne kadar yükseltileceğini düşünmez ama Allah o söz sebebiyle onun derecesini yükseltir.

Kul bazen de Allah’ın gazabını gerektiren bir söz söyler; onun neye sebep olacağını düşünmez fakat o söz sebebiyle cehenneme düşer.” (Buhârî)

Bu hadis, küçük görülen sözlerin bile insanın ahireti üzerinde büyük etkileri olabileceğini göstermektedir.

Gıybet: Kardeşinin Etini Yemek

Dilin en yaygın ve en tehlikeli afetlerinden biri gıybettir. Gıybet, bir insanın hoşlanmayacağı bir özelliğini onun arkasından dile getirmektir.

Allah Teâlâ gıybeti çok çarpıcı bir benzetmeyle yasaklamıştır:

“Biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O hâlde Allah’tan korkun.” (Hucurât, 12)

Bu ayet, gıybetin ne kadar çirkin bir davranış olduğunu gözler önüne sermektedir. İnsan nasıl ki ölü bir insanın etini yemekten tiksinirse bir Müslümanın arkasından konuşmaktan da aynı şekilde sakınmalıdır.

Rasûlullah (sas)gıybeti şöyle açıklamıştır:

“Kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.” (Müslim)

Sahabeden biri: “Ya söylediğim şey onda gerçekten varsa?” diye sorunca Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet etmiş olursun; yoksa ona iftira etmiş olursun.”

Bu hadis, insanların çoğu zaman farkında olmadan gıybet edebileceğini göstermektedir.

İftira: Daha Büyük Bir Günah

Bir insan hakkında doğru olmayan bir şeyi söylemek ise iftiradır. İftira, sadece bir söz değildir; aynı zamanda bir insanın onuruna, şerefine ve itibarına saldırıdır.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işlemedikleri bir şey sebebiyle eziyet edenler, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.” (Ahzâb, 58)

İftira toplumda güveni zedeler, insanlar arasında kin ve düşmanlık doğurur. Bu yüzden İslam, insanların haysiyetini korumayı büyük bir sorumluluk olarak görmüştür.

Dilin Kalple Olan İlişkisi

İnsanın dili çoğu zaman kalbinde olanı ortaya çıkarır. Bu yüzden selef âlimleri dilin kalbin aynası olduğunu söylemişlerdir.

Hasan el-Basrî rahimehullah şöyle demiştir:

“Mümin dilini kontrol eder; münafık ise dilini serbest bırakır.”

Yani mümin konuşmadan önce düşünür. Söylediği sözün Allah katında nasıl karşılanacağını hesaba katar.

İbn Mes’ûd radıyallahu anh ise şöyle demiştir:

“Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, yeryüzünde dilden daha çok hapsedilmeye muhtaç bir şey yoktur.”

Bu sözler, dilin kontrol edilmediğinde insan için ne kadar büyük bir tehlike olabileceğini göstermektedir.

Dilimizi Nasıl Koruyabiliriz?

Dilin afetlerinden korunmak için bazı basit ama önemli adımlar vardır:

*Konuşmadan önce düşünmek.

*Söylenecek sözün faydalı olup olmadığı tartılmalıdır.

*Faydasız ve kırıcı sözleri terk etmek.

Rasûlullah (sas)şöyle buyurmuştur:

“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Müslim)

*Başkalarının kusurlarıyla meşgul olmamak.

*İnsan kendi eksiklerini düzeltmeye yönelmelidir.

*Dili zikir ve güzel sözlerle meşgul etmek.

Güzel sözler kalpleri birleştirir ve toplumda sevgi oluşturur.

Sonuç olarak;

Dil küçük bir organ olmasına rağmen insanın hayatında büyük bir etkiye sahiptir. Bir söz bazen bir kalbi onarır, bazen de kırılmasına sebep olur. Bu yüzden insan, söylediği her sözün sorumluluğunu taşıdığını unutmamalıdır.

Gıybet ve iftira sadece bireysel günahlar değildir; aynı zamanda toplumun huzurunu da bozan davranışlardır. Bu sebeple herkes dilini korumaya gayret etmeli, başkalarının onurunu ve haysiyetini zedeleyecek sözlerden uzak durmalıdır. Unutulmamalıdır ki kıyamet günü insan, söylediği her sözün hesabını verecektir.

Allah Teâlâ bizleri dilini koruyan ve güzel söz söyleyen kullarından eylesin.