Bu, Filistin Toprağıdır![1]
lki de birçok insan, Filistin’i sadece bir Arap ve İslâm ülkesi olarak görüp bu açıdan ona büyük bir heyecanla sahip çıkıyor olabilir. Ancak onlar, Allah Teâlâ’nın Filistin topraklarına lütfettiği o büyük dinî değerin farkında olmayabilirler. İşte bu satırlarda, tarihin sayfalarını biraz aralayarak bu mübarek toprakların İslâm tarihi içindeki önemini ve ayrıcalığını bir nebze olsun izah etmeye çalışacağım.
Değerli okuyucum! Filistin, Allah Teâlâ’nın mübarek kıldığı bir topraktır ve bu şekilde onu Yüce Kitabında da övmüştür. Bu durumu gösteren ayetlerden biri de şu ilahî kelamdır:
"Mescid-i Aksa’ya, çevresini bereketli kıldığımız o yere götürdü."[2]
Bu mübarek topraklar, binlerce yıllık köklü bir tarih ve İslâm medeniyetine ev sahipliği yapmıştır. Evet, orası Rabbin bereket verdiği ve çevresini de mübarek kıldığı yerdir. Allah Teâlâ birçok peygamber ve seçkin kuluna burayı mekân kılmıştır. İşte bu yer Filistin’dir… Kudüs’tür… Ribât diyarıdır… Mescid-i Aksâ’nın çevresindeki tüm mübarek bölgeler bu kapsama girer.
Bu kutsal beldenin en büyük özelliği, İslâm’daki üçüncü en önemli mescid olan Mescid-i Aksâ’ya ev sahipliği yapmasıdır. Bu mescid, yeryüzünde Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’den sonra en faziletli mesciddir. Aynı zamanda Beytü’l-Makdis diye de anılır ve Filistin’in Kudüs şehrinde yer alır. İslâm’da çok yüksek bir değere sahiptir ve Kur’ân ve sünnette onun faziletine, bereketine ve üstünlüğüne işaret eden pek çok metin mevcuttur. Bunlardan bazıları:
- Müslümanların ilk kıblesidir. Müslümanlar yaklaşık 16-17 ay boyunca oraya yönelerek namaz kılmıştır.[3]
- Yeryüzünde Kâbe’den sonra inşa edilen ikinci mesciddir.[4]
- Allah, onu ve çevresini bereketli kılmıştır.[5]
- Rasulullah’ın(sallallahu aleyhi ve sellem) tüm peygamberlere imamlık yaparak namaz kıldığı yerdir.[6]
- Miraç yolculuğunun başladığı yerdir.[7]
- Oraya ibadet ve namaz için yolculuk etmek, sünnettir.[8]
- Orada kılınan bir namaz, diğer yerlerde kılınan bin namaza denktir, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî hariç.[9]
- Mahşer ve Diriliş Yeri.[10]
- Deccâl, bu dört mescide giremeyecek, yaklaşamayacaktır.[11]
- Orası, inananların kalacağı ve ribât nöbetini sürdüreceği yerdir.[12]
- Fitneler zamanında imanın Şam’da olacağı bildirilmiştir.[13]
Filistin topraklarının genel faziletleri ise daha da çoktur. İşte bazıları:
- Nübüvvet babası İbrahim’in (aleyhisselam) hicret ettiği topraktır.[14]
- Lut (aleyhisselam), amcası İbrahim (aleyhisselam) ile oraya yerleşmiştir.[15]
- Davud (aleyhisselam) orada yaşamış ve mihrabını inşa etmiştir.[16]
- Süleyman (aleyhisselam) buradan tüm dünyaya hükmetmiştir.[17]
- Süleyman’a konuşan karıncanın yaşadığı vadi yine buradadır.[18]
- Zekeriyya’nın (aleyhisselam) mihrabı buradadır.[19]
- Musa (aleyhisselam) kavmine bu mübarek topraklara girmelerini emretmiştir.[20]
- İsa (aleyhisselam) burada doğmuştur.[21]
- Meryem (aleyhesselam) burada hurma dalını sallamıştı.[22]
- Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına buraya yerleşmelerini tavsiye etmiştir.[23]
- Deccâl’in öldürüleceği yer, oradaki Lud kapısıdır.[24]
- Yecüc ve Mecüc’ün sonu yine orada olacaktır.[25]
- Bu topraklar, köklü bir tarih ve medeniyet mirasına sahiptir.
- Bu topraklar, peygamberlerin yurdu ve İslâm medeniyetinin beşiğidir.
İşte bu kutsal belde, peygamberlerin, Allah dostlarının ve secde eden, rükû eden salih kulların bastığı yer olduğu için, her zaman yüce bir değere ve yüksek bir mevkie sahip olmuştur.
Haydi sevgili kardeşim, seninle beraber şu duayı edelim:
“Allah’ım! Bu mübarek Filistin topraklarını muhafaza eyle, oradaki mazlum Müslümanlara nusret ver, onları zulümden, işgalden ve baskıdan kurtar. Onlara güven, huzur, sağlık ve afiyet ihsan eyle.
Şehitlerine rahmetinle muamele eyle, onları bağışla, yakınlarına sabır ve metanet ver. Yaralılarına acil şifalar ihsan eyle, evleri yıkılanlara daha hayırlısını lütfet. Ey merhametlilerin en merhametlisi, sen kullarına merhamet et, lütfunla, kereminle muamele eyle…”
ElhamdülillahiRabbilâlemin.
[1] Bu makale, arabicdawateislami.net sitesinden Salih Bağırgan tarafından tercüme edilmiştir.
[2] 17/İsra 1
[3] Buhari
[4] Buhari
[5] 17/İsra 1
[6] Nesai
[7] Müslim
[8] Buhari
[9] İbn-i Mace
[10] İbn-i Mace
[11] Müsned-i Ahmed
[12] Müsned-i Ahmed
[13] Mu‘cemu’l-Kebir
[14] Taberi Tefsiri, 16/312; Bidaye, 1/172
[15] Taberi Tefsiri, 16/312; İbn-i Kesir, 5/353
[16] Salabi, 22/39-42; Bidâye, 2/308
[17] İbn-i Kesir, 7/67
[18] Zadu’l-Mesir, 6/161
[19] Semerkandi, 1/209
[20] Zadü’l-Mesîr, 1/532
[21] İbn-i Kesir, 5/24; Kurtubi,11/106
[22] İbn-i Kesir, 5/24; Bahrü’l-Muhit: 7/251
[23] Müsned-i Ahmed: 16632
[24] Nevevi Şerhi, 17/54; Mecmau’z-Zevaid: 12512
[25] Müslim, 2937; Şerhu’s-Sünne: 15/56-57