Hamd, Âlemlerin rabbi olan Allah’a aittir. Salât ve selam, O’nun kelamını bize ulaştıran, sözleriyle onu tefsir eden, yaşantısıyla onun en güzel uygulamasını bizlere gösteren Allah’ın resulü Muhammed Mustafa’nın üzerine olsun.

Allah’a hamdolsun geçtiğimiz ayki sayımızda “Hucurat Suresinin Tefsiri” yazı dizimizi tamamlamış olduk. Bu aydan itibaren yeni bir yazı dizisine başlamaktayız. “Nasihatimiz Var” adını verdiğimiz bu yazı dizimizde her ay farklı konularda nasihatlerimiz olacak inşa Allah. İlk yazımızda önderimiz ve örneğimiz Rasulullah (sav)’in “Din Nasihattir” hadisiyle nasihatin mahiyetini açıklamaya gayret ettik.

“Din Nasihattir”

Ebû Rukayye Temim İbni Evs ed-Dârî radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem “Din nasihattir” buyurdu. “Kimin için?” diye sorulduğunda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem “Allah için, Kitabı için, Resûlü için, Müminlerin yöneticilerine ve Müslümanların geneli için (nasihattir)” buyurdu. 

Nasihat hadisi az sözle pek çok manalar ifade eden hadislerden biridir. Bu sebeple İslâm âlimleri, nasihat hadisini, İslâm’ın esasını oluşturan hadislerden biri ve en önemlilerinden kabul ederler.

Nasihat, sözlükte öğüt vermek, iyi ve hayırlı işlere davet etmek, kötü ve şer olan şeylerden nehyetmek, bir işi sadece Allah rızası için yapmak, yırtık olan elbiseyi dikmek, samimi olmak gibi çok çeşitli ve muhtevalı manalar ifade eder.

Nasihat deyince dilimizde sadece öğüt vermek, ikaz etmek, uyarmak anlamları kastedilmektedir. Ancak hadiste nasihat edilmesi gerekenler 5 maddede sayılmıştır ki bunlardan ilk üçüne yani Allah (azze ve celle)’ye, Kuran-ı Kerim’e ve Rasulullah (sav)’e öğüt vermek, ikaz etmek (hâşâ) mümkün değildir.  O halde dinin ta kendisi olan nasihat; samimi olmak, karşı tarafa olan sorumluluklarını yerine getirmek, onun iyiliğini istemek ve bunun için çaba göstermek manalarını ihtiva etmektedir.

1. Allah İçin Nasihat

Allah için nasihat oluşunun ilk basamağı Allah’a imandır. O’na şirk koşmamak, Yalnızca O’na kulluk etmek, tüm ibadetlerde ihlâslı davranmak, daima Allah’a itaat üzere olmak, O’na isyandan şiddetle kaçınmak, Allah için sevmek, Allah için buğz etmek, Allah’a itaat edene dost, isyan edene düşman olmak, Allah’ın düşmanlarıyla cihad etmek, O’nun nimetlerine şükretmek gibi daha birçok sorumluğu yerine getirmek ve insanları bu sayılan vasıflara davet ve teşvik etmek, Allah için nasihat kapsamındadır.

2. Allah’ın Kitabı İçin Nasihat

Bir müslüman, Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın kelâmı olduğuna, Allah tarafından gönderildiğine ve yine O’nun tarafından korunacağına, kul sözlerinden hiçbirinin ona benzemediğine, kullardan hiçbirinin onun bir benzerini getiremeyeceğine iman etmesi gerekir. Bununla birlikte onu öğrenmek ve öğretmek, kaidelerine ve adabına riayet ederek huşu içerisinde okumak, okurken manalarını düşünmek, ayetlerin mahiyetini anlamaya çalışmak gerekir.

Kur’an’ı anlamak ve onunla amel etmek esastır. Anlama gayreti olmadan ve sevap kazanma duygusundan mahrum olarak sadece okumak ve amel etmeksizin sadece anlamak yeterli değildir.

3. Allah’ın Rasulü İçin Nasihat

Muhammed (sav)’in Allah (sb)’nın resulü olduğuna, O’nun rasullerin sonuncusu olup tüm insanlığa gönderilmiş olduğuna, O’nun Kur’an ve sünnetle getirip bildirdiklerinin tümünün hak olduğuna, O’na itaat etmenin Allah’a itaat, isyan etmenin ise Allah’a isyan etmek olduğuna iman etmek gerekir. Bununla birlikte Allah’ın Resulü’nü dost edinenleri dost, düşmanlarını düşman bilmek, Ehl-i beytini ve ashabını sevmek, imanın gerekleridir.

Rasulullah (sav)’in sünnetini ihya edip hayata geçirmek, bid’attan ve bid’atçılardan kaçınmak, İslâm’ın davetini yeryüzüne yaymak, sünnet ilimlerini öğrenmek, bunları başkalarına da öğretmek, Rasulullah (sav)’in ahlâkıyla ahlaklanıp edebiyle edeplenmek de gerekir. Allah (sb) şöyle buyurmuştur:

“De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Âl-i İmran, 31)

 “Rasule itaat eden Allah’a itaat etmiş olur”(Nisa, 80)

4. Müminlerin Yöneticileri İçin Nasihat

Allah (sb) şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan buyruk sahibi yöneticilere itaat edin” (Nisa, 59)

Topluma önderlik yapan, onların sorumluluklarını üstlenen, toplumun da kendisine uyduğu kişilere nasihat etmek; hak üzere oldukları müddetçe onlara itaat etmeyi, onlara yardım etmeyi, haktan ayrılmamaları yönünde uyarmayı gerektirir.

Yöneticilere nasihat, müslümanların geneline nasihatten daha önceliklidir. Zira yöneticilerin hatası sadece kendilerinde kalmaz, tebaayı da etkiler. Bundan dolayı Rasulullah (sav) müminlerin yöneticilerine nasihati, diğer fertlere nasihatten önce zikretmiştir.

5. Müslümanların Geneli İçin Nasihat:

Cerir b. Abdillah şöyle demiştir: “Resulullah (sav)’in yanına vardım ve ‘Sana, İslam üzere biat etmeye geldim’ dedim. O da benim ellerimi tuttu ve  ‘Her müslüman için nasihat’ sözü aldı. Ve sonra ‘Her kim insanlara merhamet etmezse Allah da ona merhamet etmez’ dedi.”[1]

Yine Cerir b. Abdillah şöyle demiştir: “Resulullah (sav)’e gittim ve ‘Bana şartlarını söyle’ deyince Rasulullah (sav) de bana şöyle dedi: Allah’a kulluk edip ona hiç kimseyi şirk koşmayacaksın, sana farz olan namazını kılacaksın, zekâtını vereceksin, Müslümanlara karşı samimi olacaksın ve kâfirlerden ayrılıp berî (uzak) olacaksın.”[2]

Her yaştan, her renkten, her ırktan, her cinsten ve her seviyede insanıyla ümmet bir bütündür. Burada herkesin birbirine karşı vazife ve mesuliyetleri vardır. Bütün müslümanların âlim olması, âlim olanlarının da her şeyi bilmesi mümkün değildir. İşte bunları öğrenmek, öğretmek, din ve dünyalarına ait faydalı olan şeyleri insanlara göstermek, onlara yardımcı olmak, kusurlarını örtmek, onlara eziyet etmemek, iyilikleri emir, kötülükleri nehyetmek, başkalarını aldatmamak, haset etmemek, hürmet, şefkat ve merhameti aralarında yaymak, kendisi için arzu ettiklerini onlar için de istemek, kendi nefsi için arzu etmediklerini onlar için de istememek, canlarını, mallarını, ırz ve namuslarını korumak ve müdafaa etmek, dinin bütün Müslümanlar için nasihat oluşunun gereğidir.

Sonuç olarak: Nasihat sadece “öğüt vermek” değil, dinin bütün emir ve yasaklarını ihtiva eden bir mana taşımaktadır. Rasulullah (sav) “Din nasihattir” buyurarak nasihatin önemini vurgulamaktadır. Dinde sebat etmek istiyorsak nasihate gereken önemi göstermek ve hadiste zikredilenlere nasihatten geri durmamak gerekmektedir.

Velhamdulillahi rabbil alemin…
 


[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 358.

[2] Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 360, 364.