Günümüzde sosyal medya, doğru kullanıldığı takdirde büyük bir nimet olabilir. İlme ulaşmanın kolaylaştığı, bilgiye hızlı erişimin mümkün olduğu bir çağda yaşıyoruz. Ancak bu nimetin, doğru yönetilmediğinde büyük bir imtihana dönüşebileceğini de unutmamalıyız.
Allah’ın verdiği nimetleri kötüye kullanmak, Kur’an’da ve hadislerde şiddetle kınanan bir tutumdur. Verilen nimetlerin şükür yerine isyan, zulüm veya haram işlerde kullanılması, insanı helake sürükleyebilir. Bu durumun en büyük örneklerinden biri Karun kıssasıdır.
Karun, Musa (a.s.)’ın kavminden olup büyük bir servete sahipti. Allah ona çok büyük hazineler vermişti:
“Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşırdı…” (Kasas , 76)
Ancak Karun, bu nimetleri Allah yolunda kullanmak yerine gurura kapıldı, kibirlendi ve servetini kendinden bilerek Allah’a nankörlük etti:
“Bu servet bana, bende bulunan bilgi sayesinde verildi.” (Kasas, 78)
Karun, malını fakirlerle paylaşmadı, kibirlendi ve nimetleri zulüm aracı olarak kullandı. Bunun üzerine Allah onu ve hazinelerini yerin dibine geçirdi:
“Sonunda biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik…” (Kasas, 81)
Karun kıssasında da gördüğümüz üzere "Nimetin Şükrü Eda Edilmezse Felaket Getirir"
Gerçek şükür, verilen nimetleri Allah’ın razı olacağı şekilde kullanmaktır.
Bu kıssa, Allah’ın verdiği nimetlerin kötüye kullanılmasının büyük bir azaba sebep olacağını gösteren en ibret verici örneklerden biridir.
Sosyal Medyanın İlim Yolundaki Faydaları
Sosyal medya, bilinçli bir şekilde kullanıldığında ilim yolunda önemli bir araç olabilir:
- Derslerimizi Kolaylaştırır: Alanında uzman hocaların derslerini takip etmek, online ilim halkalarına katılmak mümkündür.
- Kaynaklara Erişimi Artırır: Kitap tavsiyeleri, makaleler, ders notları gibi birçok faydalı içeriğe hızlıca ulaşmak mümkündür.
Ancak burada önemli bir noktaya dikkat etmeliyiz: Araç olan şeyi amaç hâline getirmemeliyiz. Sosyal medya bir vasıtadır, maksat değildir. Eğer ilim öğrenmek yerine sürekli sosyal medya kullanımıyla vakit geçiriyorsak, bu durum bizi asıl hedefimizden uzaklaştırır.
Sosyal Medyanın Tehlikeleri
Sosyal medyada her türlü haram ve harama götüren ses ve görüntüler mevcuttur. Sıklıkla çalgı aletlerine maruz kalma, göz zinası, kâfirlere özenme, haram içerikli videolara ne kadar farkında olmasak da desteklenmektedir.
Bilinçsiz kullanımın birçok zararı vardır:
Short Video (Kısa Videolar) Tehlikesi: Kısa videolar genellikle hızlı tüketim odaklıdır ve dikkati dağıtarak odaklanma süresini kısaltır. Ders çalışırken veya kitap okurken odaklanamama problemi yaşamak sosyal medyanın zararlarından biridir. Dikkat eksikliği ise ilim talebesi için büyük bir felakettir.
Allah Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerîm'i Araplara göndermesinin sebeplerinden biri de zekâlarının berrak olmasıdır. Çünkü Araplar çölde yaşadıkları için dikkatlerini dağıtacak fazla unsur bulunmaz; genellikle sadece kaktüs ve toprak görürler.
İslam tarihinde, bazı âlimlerin dikkatlerini dağıtmamak ve hafızalarını güçlü tutmak amacıyla görsel uyaranlardan uzak durduklarına dair rivayetler bulunmaktadır. Ancak, özellikle tabelaları ve levhaları dahi okumadıkları geçmektedir. Alimlerin bu denli ilme verdikleri değerin yanında bizlerin sürekli olarak Instagram ve tiktok gibi görseli ve işitseli çirkinliklerle dolu -youtube'de öneri short videoları da aynı şekilde- mecralarda sıklıkla dolaşmamız ne kadar doğrudur!? Aynı zamanda öğrendiğimiz ilme de zararları ortada aşikârdır.
Günahlara Açılan Kapılar: Algoritmalar, insanın ilgisine göre içerik önerir. Eğer dikkat edilmezse, haram içeriklere maruz kalma ihtimali yüksektir. Bu da zamanla kalbi etkiler ve maneviyatımıza zarar verebilir.
İmam Veki’ b. Cerrah (rahimehullah) öğrencileri arasında parlak bir zekâya sahip olan Muhammed b. İdris’in (İmam Şafiî) bir gün derslerinde tutuk olduğunu görüp kendisine bunun sebebini sorduğunda “Hocam bugün derse gelirken bir sokağın başında gözlerim bir kadının paçaları sıvanmış olduğu hâldeyken ayak bileklerine ilişti.” diye cevap verir. Hocası ona, ilmin afeti olan unutkanlıktan korunmak için gözlerini haramdan mutlaka sakınması gerektiği nasihatinde bulunur.
Bu kıssadan da gördüğümüz üzere yanlışlıkla harama bakmanın bile ilme nasıl engel olduğunu, ezbere engel olduğunu açıkça görmekteyiz.
Abdullah b. Mesud (radiyallahu anh) kişide ortaya çıkan hafıza zayıflığının bir sebebi olarak şunu söyler:
“Benim kanaatime göre insanlar işledikleri günahlar sebebiyle bildiklerini unutur.”
Zaman İsrafı: “Biraz bakayım” diyerek girilen platformlarda saatler geçebilir. Sosyal medya, plansız kullanıldığında insanı farkında olmadan zamanını boşa harcamaya sürükleyebilir.
Özellikle ilim talebesinin değerli vaktini boş mecralarda kullanmaması gerekmektedir.
Ayette de geçtiği üzere kurtulmuş olan müminlerin özelliklerinden birisi de;
“Onlar, boş şeylerden yüz çevirir, ilgi duymazlar.” (Mü'minûn, 3)
Haramlara Destek Olma: Beğenilen, paylaşılan veya izlenen her içerik, sistem tarafından daha fazla kişiye ulaştırılır. Dolayısıyla bir haram içeriği izleyip beğenmek, onun yayılmasına sebep olmak demektir.
İlme Engel Olması: Sosyal medya alışkanlığı, okumayı ve tefekkür etmeyi zorlaştırır. Uzun metinleri okumakta zorlanma, kitaplara odaklanamama gibi problemler yaşanabilir.
Sosyal Medyayı Nasıl Kullanmalıyız?
Sosyal Medya Oruçları: Belirli günlerde veya saatlerde sosyal medyadan uzak durmak, alışkanlıkları kontrol altına almak için etkili bir yöntemdir. Bunu uygulamalardan veya dijital sağlıktan yardım alarak sınırlı süre konulabilir.
Dijital Hicret / Dijital Detoks: Sosyal medya kullanımını tamamen bırakmak veya minimum seviyeye indirmek, zihni dinlendirir ve ilme daha fazla vakit ayırmamızı sağlar.
Müslümanın -ve özelde ilimle iştigâl eden talebenin-, bütün sosyal mecralarda bulunması onun zihni için büyük bir dağınıklık ve kalbi için kasvet ve huzursuzluk sebebidir.
Abdullah ibni Amr’dan (ra) rivayet edildiğine göre Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur:
“Asıl Muhâcir Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kişidir.”
Hedef Belirleme: Dijital dünyanın bize sunduğu hedeflerden sıyrılıp kendi ilmi ve manevi hedeflerimize odaklanmalıyız. Bilgiyi tüketmek değil, anlamak ve sindirmek için çaba göstermeliyiz.
Paylaşımlara Dikkat!
Sosyal medyada gösteriş yapmak, kıskançlığı artırır. İnsanlar genellikle en güzel anlarını paylaşır ve bu durum, başkalarında eksiklik hissi oluşturabilir.
Ördek sendromu (ducksyndrome), kişinin dışarıdan sükunet ve rahatlık sergilerken aslında içte yoğun çaba ve stres içinde olması durumunu ifade eden bir metafordur. Bu durum özellikle öğrenciler, çalışanlar ya da sosyal çevresinde her şey yolundaymış gibi görünmeye çalışan kişilerde gözlemlenmektedir. İslam, insanın kalbini ve iç dünyasını bilen, dış görünüşün ötesinde samimiyeti ve içsel durumları önemseyen bir din olarak, bu konuda da yol gösterici niteliktedir.
Ayrıyeten mutlu anlarımızı da paylaşmamız gerekmektedir. Yakup (as), oğlu Yusuf'un gördüğü rüyayı diğer kardeşlerinin kıskanmaması haset etmemesi adına şöyle demiştir;
“Demişti ki: Ey oğulcuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma sakın! (Senin faziletini kıskanır, sana zarar verecek) bir tuzak kurarlar. Şüphesiz ki şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.” (Yûsuf, 5)
Kişinin elde ettiği ilmi, malını, çocuğunu, eşini, yaşantısını paylaşması bu nimetlere sahip olmayan kimseleri Allah'tan gelene razı olmamaya itip isyan ettirir veya paylaşan kişiye haset etmesine sebep olabilir.
İlim yolunda samimi olmak için riyadan ve gösterişten kaçınmalıyız. Gereksiz paylaşımlardan ve kendimizin amel etmediği sırf paylaşmak için paylaşmaktan uzak durmalıyız.
Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde bir adam getirilir ve cehenneme atılır. Bağırsakları karnından dışarı çıkar ve değirmen çeviren merkep gibi bağırsaklarının etrafında döner durur. Cehennem ehli onun başına toplanır ve ona: ‘Ey falanca! Sen dünyada iyiliği emredip kötülükten sakındırmaz mıydın?’ derler. O da: ‘Evet, ben iyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten sakındırırdım ama kendim işlerdim’ der.”[1]
Sosyal medya, bilinçli ve ölçülü kullanıldığında faydalı bir araç olabilir. Ancak amaç hâline geldiğinde hem zamanımızı hem de kalbimizi israf etme riskini taşır. Her an Günahlara düşerek ilim öğrenmemize engel olabilir. Elimizdeki cihazlardan da hesaba çekileceğimizi unutmamız gerekir. İlme engel olmaması için sosyal medya kullanımımıza sınırlar koymalı, gerektiğinde dijital detoks yaparak asli görevlerimize yönelmeliyiz. Gerçek hedeflerimiz, sanal dünyanın sunduğu sahte hedeflerden daha değerlidir.
Velhamdulillahi Rabbil alemin
[1] Buhârî, Ahkâm 9; Müslim, Zühd 51